BEBEMİZZZ

Hakkımda

CANIM OĞLUM SENİ ÇOK SEVİYORUM SEN HAYATIMA GİRDİĞİN GÜNDEN BERİ HERŞEY DAHA GÜZEL İYİKİ VARSIN CANIMMMMMM ARDAMMMM


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* Bebek Kokusu.Com

Kategoriler


Arkadaşlarım


cisil2006
YASEMİN ALBAYRAK
kumtanesi
filizatalay
filizsuner
ikranur
eminedantelorgu
hadi
sibelefe
masalperisi21
durukizim
djazemimm
bahardali
sundusce
kubra77
eren2002
lalih1985
nalish
sumeyyem
kizimaarmaganimdir
nerimanorhan
djazemimm87
kubra99
aslanomer
sevilden
aysenozcan
dortmevsim
edaca30
dave96
busejim
kamervari
ataberkbilgic
zehra1974
6b6b
pamukkale20
cocuklardayaraticilik
keremsalih
edatuana
gulcincinilgun
duygusal06
hilalarda

MELEK ANNELERİMİZE

Bir zamanlar dünyaya gelmeye hazırlanan bir çocuk varmış.

Bir gün Tanrı'ya sormuş;
"Tanrım, beni yarın dünyaya göndereceğini söylediler.
Fakat, ben o kadar küçük ve güçsüzüm ki, orada nasıl yaşayacağım?"

"Tüm meleklerin arasında senin için bir tanesini seçtim, O seni bekliyor olacak ve seni koruyacak. Meleğin sana hergün şarkı söyleyecek ve gülümseyecek. Böylece sen onun sevgisini hissedecek ve mutlu olacaksın."
"Peki, insanlar bana birşey söylediklerinde, dillerini bilmeden, söylediklerini nasıl anlayacağım?"



"Meleğin sana dünyada duyabileceğin en tatlı ve en güzel sözcükleri söyleyecek.

Sana konuşmayı, dikkatle ve sevgi ile öğretecek."

"Peki, ben seninle konuşmak istersem ne yapacağım?"

"Meleğin sana ellerini açarak bana dua etmeyi de öğretecek."

"Dünyada kötüler olduğunu da duydum.
Beni onlardan kim koruyacak?"

"Meleğin seni kendi hayatı pahasına da olsa koruyacak."

"Fakat, ben seni bir daha göremeyeceğim için çok üzgünüm."

"Meleğin sana sürekli benden söz edecek ve ulaşmanın yolunu öğretecek."

O sırada cennette bir sessizlik olur ve dünyanın sesleri cennete kadar ulaşır.
Çocuk gitmek üzere olduğunu anlar ve son bir soru sorar;

"Şimdi gitmek üzere isem, benim Meleğimin adı ne?"

"Meleğinin adının önemi yok yavrum. Sen onu, ANNE diye çağıracaksın."

Tüm annelerin "Anneler Günü" kutlu olsun…


Tarih: 17:08, 13/5/2007 Kategori: KADIN VE BAKIM
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

GÜZELLİK

Beauty Eurasia dünyayı geziyor
Beauty Eurasia 2005’in Rekor Başarısının Verdiği Güvenle Yoluna Devam Eden TNT İPEKYOLU Uluslararası Fuarcılık, 2006 Fuarıyla da Sektöre Damgasını Vurmaya Hazırlanıyor.
Kırışıklıklar İçin Estetiğe Gerek Yok!
Saçlarını uzatmak için aylarca beklemek istemeyen kadınlar 'ultratress' adlı yeni bir yöntem sayesinde 45 dakika içinde istedikleri uzunlukta saçlara kavuşabiliyorlar.
Haberiniz olsun: Artık küçük göğüs moda!
Günümüzde kadınlar artık küçük göğüsü tercih etmeye başladı... Dünyada tercih edilen göğüs ölçüsü 85'ten 80'e indi. Peki kadınlar büyük göğüs isteklerinden neden vazgeçti?
Daha biçimli kalçalar için
Dişiliğin sembolü kalçalar için yapmanız gereken tek şey biraz zaman ayırmak ve gayret göstermek...
Göbekler fora
Düşük belli pantolonlar, kısa tişörtler derken göbekler artık hiç kapanmıyor. Genç kadınlar da modaya uyabilmek uğruna göbeklerini düzelttirmek için estetik cerrahlara koşuyor.
Uzun yaşamın sırrı: Esnek olmak
Dünyanın çeşitli yerlerinde 100 yılı geride bırakan kişilerin sağlıklı biçimde bu yaşa ulaşmalarında, dengeli beslenme ve kalıtımın yanı sıra "baskın ve şüpheci" bir kişiliğin ve idealist yerine, pratik ve esnek bir yaşam tarzının etkili olduğu ortaya çıktı.
Dolgun dudaklara sahip olabilirsiniz
Dolgun dudakları niçin güzel buluyoruz biliyor musunuz? Çünkü dolgun dudaklar bir anlamda gençliğin simgesi.
Kaşlarınız ve yaşınız
40 yaşını geride bırakanlar için en büyük problem, yüzün sıkılığını ve diriliğini kaybetmesiyle kaşların yavaş yavaş göz kapaklarının üzerine yığılmaya başlaması.
Burun güzelliği ve felsefesi
Burun pek çok işlevi ve anlamı olan bir organdır. Bu yüzden, burnundan rahatsızlığı olan hastaların ameliyat olmadan önce dikkatli bir biçimde incelenmesi gerekir.
Yüzü ne zaman gerdirmeli?
Eğer yüzünüzde sarkma yoksa cerrahın kapısını çalmayın. Yüzde sarkmayı önleyici ameliyat yoktur, sarkmayı tedavi edecek ameliyat vardır.
Yüz güldüren yöntemler
Günümüzde yüze genç ve dinamik bir görünüm kazandırmak için pek çok yöntem uygulanıyor. Bunlar birleştirildiğinde daha kalıcı, az riskli ve az komplikasyonlu sonuçlara ulaşılabiliyor


Tarih: 20:07, 25/9/2006 Kategori: KADIN VE BAKIM
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

CİLT TEMİZLİĞİ

Cilt temizliğinin püf noktaları...
İyi bir yüz temizliği, ciltteki yağın kirlenen kısmını ve fazlasını arındırmalı ancak tümünü silip süpürmemelidir.
Cildinize kivi tazeliği
Bilmem kivi sever misiniz? Bu tropikal meyve birkaç yıl öncesine kadar sadece bazı manavlarda satılıyordu. Artık pazarlarda, marketlerde rahatça bulunuyor.
Cilt tipinize göre korunun
Bazı insanlar kısa bir süre güneşlendikten sonra bronz bir tene kavuşurken, bazıları da birkaç dakika güneşin altında kaldıktan sonra kıpkırmızı bir tene sahip olurlar.
Bebek gibi bir yüz için
İşte size bebek gibi bir yüze sahip olmanın yolları. Evde kolayca bulabileceğiniz malzemelerle hazırlayabileceğiniz bu karışımları deneyerek farkı görebilirsiniz.
Manava uğrayın!
Sağlıklı bir yaşam için tüketilmesi ve sofralardan eksik edilmemesi gereken sebze ve meyvelerden yapılan cilt maskelerinin ciltleri koruduğu belirtildi.
Boyun ve dekolte ele verir
Kadınlar geniş dekolteler giymeye bayılır. Belli bir yaştan sonra bacaklarını, kollarını beğenmeyip saklasalar bile, dekoltelerden hoşlanmaya devam ederler.
Cildinize doğru bakım yapıyor musunuz?
Vücut yağları, yağlı cilde neden iyi geliyor? Gece kremleri 30 yaşından sonra neden mutlaka kullanılması gereken bakımlar arasına giriyor? Tonik, cilt için bir gereklilik mi, yoksa lüks mü? İşte bu soruların yanıtları ve cilde dair tüm ayrıntılar...
Cildinizin rengini bulun
Cilt tipi kadar cildin renginin de doğru bilinmesi gerekir. Öncelikle bilmeniz gereken cildin renginin pigment derecesine bağlı olduğudur.
Cilt Maskesi
Cilt, 30’lu yaşlara yaklaştıkça daha yoğun bir bakıma ihtiyaç duyuyor. Bu bakımı da ona cildin yapısına ve ihtiyaçlarına göre seçilmiş "maskeler" verebilir. Gençlik, kolajen ya da kil, acaba sizin maskeniz hangisi?
Cildinizde bahar havası essin
Çevremizin yemyeşil bir görüntüye büründüğü, güneşin kendini bizden esirgemediği ılık bahar günleri ruhumuzu aydınlatırken, etkisini bazen cildimizde aynı güzellikte göstermiyor. Özellikle de hava kirliliği, stres, yanlış bakım kremleri gibi faktörler eklenince, durum vahim hale gelebiliyor.


Tarih: 20:04, 25/9/2006 Kategori: KADIN VE BAKIM
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

KADIN SAĞLIĞI

Kadın Sağlığı
 


Tarih: 15:41, 24/9/2006 Kategori: KADIN VE BAKIM
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

uyuyarak güzelleşmek

Uyuyarak güzelleşmek gerçekten mümkün

Uzmanlar, güzelliğin sırrının uykuda olduğunu keşfetti. Derin bir uykuya dalan insanın vücudunda hormon düzeyinin dengelendiği, sindirim ve bağışıklık sistemlerinin kendi içinde yoğun faaliyete geçtiği, vücudu kaplayan cildin de kendisini yenilediği belirtildi.

Güzellik uzmanları, geç yatıp uykusunu tam olarak alamayanların, bunun faturasını hemen ertesi sabah ödemek zorunda kaldığını ifade ediyor. Uzmanlar, uykusuz kalmış kişilerin gözlerinin altında mor halkalar, yüzünde çizgiler bulunduğuna, cildinin solgun ve kuru bir hal aldığına dikkat çekiyor. Uyku yetersizliği durumunda bu olumsuz tablonun kaçınılmaz olduğunu kaydeden uzmanlar, uykunun sadece iki iş günü arasındaki karanlık ve yatakta geçirilen süreç olmaktan öte önem taşıdığının artık ispatlandığının altını çiziyor.

Uyku sırasında ruh halini ve dış görünümü böylesine etkileyecek önemli neler olup bittiği üzerine kafa yoran uzmanlar, ulaştıkları sonucu şu şekilde özetliyor:

"Uyku sırasında hormon düzeyimiz dengeleniyor, sindirim sistemi hızla çalışıyor, bağışıklık sistemi kendi içinde yoğun faaliyete geçiyor ve vücudumuzu kaplayan cildimiz yoğun çalışma içine giriyor"

Cildimizin her gün 10 gram ölü deri hücresini atarak pürüzsüz kalmayı başardığını vurgulayan uzmanlar, "Bunun gerçekleşebilmesi için, her akşam derimizin en üst tabakasındaki hücreler bölünmeye başlar. Uyku esnasında ise büyüme hormonunun artması ve stres hormonunun düşmesiyle birlikte bu reaksiyon sürat kazanır. Gecenin sessizliği, bu işlev için en ideal ortamdır. Çünkü şimdi ne güneş, ne rüzgar, ne de hareket ve stres karmaşık hücre bölünmesini engelleyemez. İşte bu yenilenme saatlerinde cildin, başta oksijen olmak üzere bir dizi besin maddesine ihtiyacı vardır. Alınan her solukta cilt, ihtiyacı olduğu oksijeni depolar. Bu nedenle akşamları yatmadan önce yatak odası iyice havalandırılmalıdır. İlerleyen yaşla birlikte cildin oksijen alımı güçleştiği için, 30 yaşından sonra havanın temiz olduğu ortamda uyumaya daha çok dikkat edilmesi gerekir" diyor.

Cildi yeniliyor

Uyurken, özellikle de rüya görüldüğü saatlerde, vücut ısısının 2 derece artmasıyla birlikte, organizmanın bol miktarda sıvı ürettiğini anlatan uzmanlar, "İşte bu nedenle, sabahları uyandığımızda saçlarımız nemlenmiş, şekilleri bozulmuştur. Yağ bezleri geceleri yenilendiğinden, uyku sırasında yağ salgılaması genelde azdır. Bu nedenle, cildi kuru olanların gece yatarken cildine nemlendirici krem, hatta cilt yağı uygulaması yapması doğru olur. Laboratuarlarda her geçen gün yenileri üretilen bu ürünlerin amacı, cildin bioritmine ayak uydurup, hücreleri yenilenmeleri sırasında glikoz, vitamin ve oksijen gibi ihtiyaç duydukları maddelerle beslemektir. Kesin olan bir nokta da, tüm maddelerin cilt tarafından gündüze oranla gece daha iyi emildiğidir. İşte bu nedenle cildin uyku sırasında alerjen maddelere karşı daha duyarlı olduğu tahmin ediliyor. Uyurken unutmamanız gereken belki de en önemli husus, ultraviole ışınlara maruz kalmamak. Çünkü bu tehlikeli ışınlar, bölünmekte olan hücrelere zarar verebilir, hatta deri kanserine kadar yol açabilir" uyarısında bulunuyor.

Uzmanlar, kanımızdaki büyüme hormonu düzeyinin uykuya dalar dalmaz ani yükseliş gösterdiğini tespit etmiş. Bu sebeple, ister gece yarısından önce ister sonra olsun, uykunun ilk 3.5 saatinin gerçek güzellik uykusu olduğu gerçeğine ulaşılmış. Ancak, uykunun yeterli ve derin olması şartıyla... Bu, bütün uyku aşamalarından, yani uykuya dalıştan sakin uykuya, derin uykudan rüya görmeye kadar tüm safhaların gecede 4 ya da 6 kez tekrarlanması anlamına geliyor. Gece yarısından çok sonra yatmayı alışkanlık haline getirmiş olanların bu alışkanlıklarını sürdürmelerinde bir sakınca olmadığı, vücuda alıştığı düzeni her zaman sağlayabilmenin önemli olduğu vurgulanıyor.

Kırışıklıklar kayboluyor

Mimiklerin ya da güneşin yol açtığı kırışıklıkların hiçbir şekilde kaybolmadığını ancak ciltteki bazı kat ve çizgilerin geceleri yok olduğunu belirten uzmanlar, şu görüşleri dile getiriyor:

"Yattığımızda cildimiz daha fazla sıvı depolar. Tansiyon düşüp, damarların genişlemesiyle dokuya bol miktarda sıvı akar. Hareketsiz olduğumuz için de bu sıvının ciltten akması zorlaşır. Sonuç: Dokunun gerilmesi, küçük kırışıkların aldığı destekle kaybolmasıdır. Gün içinde ise, ciltte depolanan bu sıvı vücuda yayılır ve yüzdeki çizgiler yeniden belirmeye başlar. Gecenin olumlu etkisini sürdürebilmek, özellikle E vitaminli nemlendirici kremlerle mümkün olabiliyor. Şunu da unutmayın ki, ne kadar uzun süre yatakta kalırsanız kalın huzursuz bir uyku ya da yanlış yastık da sabahları kırışık yüzle uyanmanıza neden olur. Alabileceğiniz en iyi önlem, olabildiğince alçak yastıkla uyumayı alışkanlık haline getirmektir"

İçinde yaşadığımız toplumun, insanoğlundan günün 24 saati zindelik talep ettiğini ve günümüzde başarı ibresinin sabah, gece, gündüz, kısacası her an canlı olabilen kişilerden yana olduğunu belirten uzmanlar, "Kesintisiz verimlilik, sadece iş yerinde değil boş zamanlarda da bekleniyor. Bu durumda 8 saat uyku, tembellere özel bir ihtiyaç mı? Kesinlikle hayır. Çünkü şu kanıtlanmış bir gerçek ki sık sık yeterince derin ve uzun uyku uyuyamayan kişiler, hastalıklara karşı daha dayanıksız oluyor. Devamlı gerilim halindeysek, sağlıklı uyku uyuyamayız. Böyle durumlarda organizma, dengesini kaybederek stres hormonunu bol miktarda salgılar. Hatta, kandaki seviyesinin en düşük olması gereken akşam saatlerinde bile vücut bu hormonun üretimini durduramaz. Böyle durumlarda vücudun bioritmi kontrolden çıkar. Bu dengesizliğin cilde etkisi kaçınılmazdır: Cilt kurur, pul pul kalkar, çatlar. Hücre bölünmesi düzenli gerçekleşemediği için cilt giderek incelir. Kuru cilt daha da kururken, pürüzlü cilt siyah nokta ve sivilcelerle dolar. Bu sebeple, ne kadar değil nasıl uyuduğunuz önemlidir. Gerekli olan derin uyku ve rüya aşamaları 6 saate de sığdırılabilir. Ancak çoğu insan, beden ve beynini yeni güne hazırlayabilmek için genellikle 7-8 saat uykuya ihtiyaç duyar. Bu da kişinin kendini iyi hissetmesi için kaçınılmazdır" diyor.

Uyku kadar uyanmanın da önemli olduğuna değinen uzmanlar, bunun için şu tavsiyelerde bulunuyor:

"Sakın, gözlerinizi açar açmaz yataktan fırlamak gibi bir hata yapmayın. En doğrusu, kediler gibi uyanmak. Yerinizden kalkmadan önce gerinin, dönün, esneyin, gevşeyin. Bu, tıpkı 100 metrelik bir koşuya hazırlanmak gibidir. Çünkü kaslarınız yeni güne ağır ağır hazırlanır, dolaşım sisteminiz harekete geçer. Kortizol hormonu sabahın ilk saatlerinde iç pilimizi şarj etmeye başlar ve sabahın 6'sı ile 8'i arası kandaki kortizol oranı en yüksek düzeye çıkar. İşte bu noktada cildin yenilenme işlemi sona ermiş, günlük koruma programı devreye girmiştir. Kortizol salgılamasının hızlandırılması için sabahları duşun altında hiç olmazsa 3 saniye boyunca buz gibi suyu vücudunuza püskürtün. Buz gibi suyla irkilin, canlanın, güne zinde ve güzel başlayın. Ayrıca, yatağınız sert değil, ancak sağlam ve esnek olsun. Yatağınızın asgari ölçüleri boyundan ve eninden 30 santim fazla olmalıdır


Tarih: 12:41, 10/9/2006 Kategori: KADIN VE BAKIM
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

<- | Sonraki Sayfa ->