Hakkımda
CANIM OĞLUM SENİ ÇOK SEVİYORUM SEN HAYATIMA GİRDİĞİN GÜNDEN BERİ HERŞEY DAHA GÜZEL İYİKİ VARSIN CANIMMMMMM ARDAMMMM
Bağlantılarım
*
*
*
*
Kategoriler
Arkadaşlarım
• cisil2006 • YASEMİN ALBAYRAK • kumtanesi • filizatalay • filizsuner • ikranur • eminedantelorgu • hadi • sibelefe • masalperisi21 • durukizim • djazemimm • bahardali • sundusce • kubra77 • eren2002 • lalih1985 • nalish • sumeyyem • kizimaarmaganimdir • nerimanorhan • djazemimm87 • kubra99 • aslanomer • sevilden • aysenozcan • dortmevsim • edaca30 • dave96 • busejim • kamervari • ataberkbilgic • zehra1974 • 6b6b • pamukkale20 • cocuklardayaraticilik • keremsalih • edatuana • gulcincinilgun • duygusal06 • hilalarda
|
SÜT ÇOCUKLARINDA EK BESİNLERE BAŞLAMA
SÜT ÇOCUĞUNDA EK GIDALARA BAŞLAMA
Anne sütü ile besleme ilk 4-6 ay boyunca, su bile vermeksizin tek başına bebeğin optimal büyüme ve gelişmesi için yeterlidir. Bu süre içerisinde ek gıda verilmesi annenin süt salgılama, bebeğin de emme fonksiyonlarını bozacağı gibi, anne sütünün enfeksiyonlardan koruyucu etkisinin azalmasına yol açar.
4-6 Ay Arası Dönemde Ek Gıda Vermenin Koşulları:
Ek gıdalara başlama zamanına bebeğin gastrointestinal, metabolik ve nörolojik gelişim derecesine göre karar verilir. Bu nedenle bebeğin büyüme ve gelişme hızı hekim tarafından takip edilmelidir. Bebeğin baş boyun kontrolünün tamamlanması, el ve göz koordinasyonunun gelişmesi, oturmaya başlaması, çiğneme ve yutma fonksiyonlarının gelişmesi ek gıdalara başlanması için zorunlu basamaklardır . Annenin süt yapma ve salgılama performansı da karar verirken dikkate alınmalıdır. 4-6 ay arası dönemde ek gıdaya başlama kararı mutlaka hekim tarafından verilmelidir. Bebeğin büyüme gelişme hızı ve anne süt salgısı normal ise 6.aya kadar tek başına anne sütüne devam edilmelidir.
Geçiş Döneminde Hangi Ek Gıdalar Verilmeli?:
Bebeğin sıvı, yarı katı ve katı gıdalara alıştırıldığı bu döneme "ek gıdalara başlama dönemi" ya da "weaning" dönemi" denilir. Başlangıçta ek gıdalara anne sütünü tamamlayıcı nitelikte başlanır, zamanla ek gıdalar anne sütünün yerini alırlar. Uygun ve zamanında ek gıda desteği ile anne sütüne en az bir yıl devam edilmelidir. Dünya Sağlık Örgütü’nce gelişmekte olan ülkelerde emzirmenin iki yaşına kadar sürdürülmesi tavsiye edilmektedir . Geçiş döneminde başlanan ek gıdalar yumuşak kıvamda ve düşük allerjenik özellikte olmalıdır. 4-6 ay arası dönemde ek gıda vermek gerekiyorsa öncelikle unlu sütlü mamalar ve yoğurt verilebilir. Allerjen olmadığı için prinç unu ilk tercih edilecek gıdadır. Meyve suyu ve sebze çorbasına başlamanın zamanlaması konusunda değişik görüşler olmakla birlikte, bu gıdaların 6 aydan önce verilmemesi daha uygundur.
Bebeğinizin Yaşına Göre Önerilen Ek Gıdalar :
Ek Gıdalara Başlarken Dikkat Edilecek Konular
Ek Gıdalara 4 aydan Önce Başlamanın Zaralı Etkileri:
İlk 4 ay bebeğin emerek beslenme dönemidir. Bebeğin gastrointestinal sistemi adapte formüller dışında, ek gıdaları sindirebilecek olgunlukta değildir. Sindirim sisteminde koruyucu mekanizma tam gelişmemiştir. Nişasta ve yağların emilimi için gerekli amilaz ve lipaz enzimleri yetersiz salgılanırlar .
Süt çocuğunun 4 aydan önce yutma refleksi zayıftır, kaşıkla verilenleri yutamaz ve geri çıkarmaya eğilimlidir. Erken ek gıdaya başlama anne sütü alımını azaltır veya emzirmenin kesilmesine yol açabilir.
Proteinlerin günlük toplam enerji içerisindeki yeri azalır, büyüme hızı etkilenir. Anne sütünün azalmasıyla bebeğin beslenmesi bozulur.
Verilen gıdaların kontamine olma olasılığı fazla olması ve ek gıdaların anne sütünün anti-enfektif özelliklerini dilüe etmesi enfeksiyon özellikle de ishal riskini arttırır. Enfeksiyonların gerek iştahı azaltarak gerekse de katabolik yollarla kayıpları arttırması beslenme bozukluğu ile birleşince bebek protein ve enerji açısından negatif bir dengeye girer.
Erken ek gıda böbreklerin solid yükünü, sodyum ve ürenin serum düzeylerini arttırır, hiperosmolalite ve dehidratasyona yol açar.
Erken ek gıda başlanması allerjik hastalıklara, özellikle de gastrointestinal besin allerjilerine yol açar. Geçici gluten intoleransı, inek sütü ve soya proteinine duyarlı enteropatilerin sıklığı artar. Coeliac hastalığı daha erken yaşlarda ortaya çıkar
Erken ek gıda verilmesinin ileri yaşlarda obezite eğilimini arttırdığını gösteren çalışmalar vardır
|
Tarih: 21:59, 2/12/2007 Kategori: BEBEKLER HAKKINDA |
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
ÇOCUKLARDA ALERJİ
|
Son yıllarda artış gösteren hastalıklardan biri de alerji. Dünyada en sık rastlanan hastalıklar arasına ilk sıralarda yer alıyor, bir çok türü olduğu biliniyor ve alerjik hastalıkların çoğu bebeklik veya çocuk döneminde başlıyor. | |
|
|
Alerji, normalde zararlı olmayan bir maddeye karşı vücudun aşırı reaksiyonudur. Eski Yunanca'da 'değişik reaksiyon' anlamına gelir. Normalde vücudu koruyan bağışıklık sistemi bazı insanlarda zararlı olmayan birtakım maddelere de aşırı yanıt verir. Bu reaksiyonlara aşırı duyarlılık ya da alerji adı verilir. Alerjik reaksiyona yol açan antijen de alerjen olarak adlandırılır.
Bazı çocuklar çevrelerindeki maddelere; hava içindeki tozlara, yedikleri besinlere, kullandıkları ilaçlara, eşya veya kozmetiklere aşırı derecede duyarlı hale gelmektedir. Bu çocuklar alerjik bünyeli olarak bilinirler. Alerjik reaksiyonlar tek tip değildir, birçok yolla ortaya çıkarlar, vücudun değişik bölümlerinde meydana gelebilirler ve çeşitli şiddette olabilirler.
Alerjenler besinlerle alınanlar, hava yolu ile alınanlar, vücuda dışardan enjekte edilenler ve deri yolu ile alınanlar olarak sınıflandırılabilir. İlk 3 yaşta ağızdan alınan besinlere karşı alerji gelişimi ön plandayken, 3 yaşından sonra hava ile alınan alerjenlere karşı reaksiyonlar ön plana geçer. Hava ile alınan alerjenler içinde; ev tozu akarları, küf mantarları, hayvan tüy ve deri döküntüleri, yabani ot, çimen ve ağaç polenleri bulunur. Toplumda toz olarak bilinen alerjenlerdir ve solunum yollarında alerji yaparlar.
Ev tozu akarları (mite): Akarlar gözle görülemeyen, çevre koşullarına oldukça dayanıklı olan, sıcak ve nemli ortamlarda kolaylıkla çoğalabilen, ev tozu içinde yaşayan canlılardır. Ev tozlarının miktarı evin yerine, bulunduğu yerin iklimine, deniz seviyesinden yüksekliğine göre büyük oranda değişir. Evden eve veya bir evin farklı odalarında da değişkenlik gösterebilir. Fakat değişmeyen bir şey vardır ki ev tozları bir alerjen deposudur. Ev tozları içinde allerjiye sebep olan etken akar dediğimiz ev tozu böceğidir. Akarlar küçük örümcek benzeri canlılardır ve gözle görülemezler. Akar alerjenleri yastık, yatak, halı ve kumaş kaplı mobilya gibi toz tutan ev eşyalarında yüksek oranda bulunmaktadır. Bu alerjenlerin solunum yolu ile alınması, hastada alerjik yakınmaların başlamasına neden olmaktadır. Ev tozu akarlarına karşı olan allerji; astma ve rinit, nadirende konjonktivite yol açar. Yakınmalar özellikle uykudan uyanınca başlar. Belirtiler yıl boyu sürer ancak sonbahar ve kışın kötüleşme gösterebilir.
Polenler: Polen bitkilerin erkek tohumudur. Bitki türlerine bağlı olarak çok farklı şekilleri olan ince taneciklerden meydana gelir. Çıplak gözle görülmezler. Polen tanecikleri birçok alerjik protein içerirler. Bu taneciklerin küçük ve ince olanları rüzgar yolu ile dağılırlar. Daha büyük olanları ise böceklerle taşınırlar. Rüzgarla dağılan polenler daha alerjeniktirler ve geniş alana yayılabilirler. Bu nedenle bu polenlere karşı alerjisi olan çocukların çevrelerinde bitkiler olmadığı halde şikayetleri ortaya çıkabilir.Polen allerjisine yol açan başlıca üç bitki ailesi vardır. Bunlar çayır otları, ağaçlar, yabani otlardır. Ağaçlar Ocak-Mayıs arası, çayır otları Mayıs-Temmuz arası, yabani otlar Temmuz-Ekim arası polen verirler. Polenlere karşı olan allerji allerjik rinit, allerjik konjunktivit, allerjik astım ve akut ürtiker şeklinde ortaya çıkabilir.
Küf mantarları: Küf mantarları gözle görülmeyen alerjik etkisi olan sporlar üretirler. Genellikle orta ısıda ve bol rutubetli yerlerde çoğalırlar. Renkleri türden türe değişir. Ev dışında bulunabilecekleri gibi ev içinde güneş görmeyen nemli yerlerde de bulunabilirler. Bunların kesin bir mevsimsel periyodu olmamakla birlikte ilkbaharda sıcakların artmasıyla çoğalırlar ve ilk soğuklarla kaybolurlar.
Hayvan alerjenleri: Kedi ve köpek alerjenleri en sık karşılaşılanlardır ve en önemlisi kedi alerjenidir. Kedi beslenmeyen evlerde bile bu alerjenler yaygındır. Kedi alerjenleri asıl olarak hayvanın salyasında bulunmakta ve tüyleri üzerinde taşınmaktadır. Bu alerjenler oldukça yapışkan özelliktedir ve ev içinde duvarlarda ve diğer yüzeylerde bol miktarda bulunabilirler.
Alerjik hastalıkların artış nedenleri:
Hava kirliliğindeki artış
Ani hava değişiklikleri
Ultraviyole ışınlarına maruz kalma
Sigara içilmesi
Besinlerdeki katkı maddeleri
Kullanılan ilaçlar
Kozmetik ürünler
Stres ve sıkıntı
Az güneş gören, iyi havalanmayan binalar
Bazı insanlar alerjiye yatkındır. Bunun anlamı o insanların, ailelerinde olduğu için herhangi bir alerji geliştirmeleri olasılığının daha fazla olması demektir. Eğer bir alerjiye yatkınlığınız varsa bu duruma 'atopi' denir. Atopi kalıtsal yollarla alınmasına rağmen alerji bozukluklarının gelişiminde çevresel etmenler de rol oynar. Bir ailenin tüm bireylerinin aynı oranda etkilenmemesinin nedeni budur. Anne ya da babadan birinin alerjik vücut yapısına sahip olması durumunda çocukta alerji gelişme riski %25 iken, hem anne hem babanın alerjik olması durumunda bu oran %50'ye çıkar.
Alerjik tepkimeler alerjik madde ile ilk temasta değil de daha sonraki temaslarda ortaya çıkar. Bunun nedeni vücudun herhangi bir şeye karşı alerjik olabilmesi için o şeye duyarlılık geliştirmek zorunda olmasıdır. Alerjik tepkimeler birçok farklı semptom ortaya çıkarır ve insanları farklı yönlerden etkiler.
En yaygın semptomlardan bazıları:
Burun akıntısı
Aksırma
Hırıltıyla soluma
Sinüs ağrısı
Nefes darlığı
Öksürme
İsilik
Şişlik
Kaşınma ve yanma
Bulantı ve kusma
İshal
Karın ağrısı
Alerjisi olan çocuklarda şikayetleri artıran en önemli etken çocuğun duyarlı olduğu alerjenlerdir. Sorumlu alerjenden korunmak tedavide çok önemli bir yer tutmaktadır. Ev dışı alerjenlerden etkin bir şekilde korunmak mümkün değildir. Ancak ev içi alerjenleri ortadan kaldırmak veya en aza indirmek mümkündür.
Akarların neden olduğu allerjik şikayetleri gidermenin en etkili yolu akar alerjenlerine temasın önlenmesidir. Akarların evden tamamen temizlenmesi zordur. Ancak alınacak birkaç basit fakat etkili önlemlerle akarlar azaltılabilir. Yatak odalarında, yastık kılıfı, çarşaf ve nevresimler her hafta yüksek ısıda yıkanmalıdır. Giysiler daima elbise dolabında muhafaza edilmeli ve elbise dolabının kapakları kapalı tutulmalıdır. Halılar akarlar için en uygun barınma ve çoğalma ortamıdır. Daha az toz tutan, daha kolay temizlenebilen ve yıkanabilen, kilim türü yer örtüleri kullanılmalıdır. İçi doldurulmuş oyuncaklar da önemli birer akar barınağıdır. Özellikle çocuk odalarından bu tür oyuncaklar uzaklaştırılmalıdır. Diğer odalar da, elektrikli süpürge ve ıslak bezlerle düzenli olarak temizlenmelidir. Kumaş yerine vinleks veya deri kaplı, toz tutma oranı düşük ve kolay temizlenebilir mobilyalar tercih edilmelidir. Kitaplar ve biblolar en fazla toz toplayan ev eşyaları olduğundan, kapaklı kitaplıklarda muhafaza edilmesi uygundur.
Ev içinde ve dışında birçok küf türü görülür. Küfler sıcak ve nemli ortamlarda çok iyi ürer. Zeminler, duşlar ve banyo örtüleri sıkça küfler tarafından istila edilir. Klimalar ve nemlendirici cihazlar da önemli bir kaynaktır. Evde klima varsa, filtresi düzenli aralıklarla temizlenmeli ve gerekirse mantar öldürücü kimyasal maddeler kullanılmalıdır. Bitkiler önemli bir mantar kaynağıdır. Bu nedenle ev içindeki bitkiler azaltılmalıdır. Evde havalandırma arttırılmalı, banyo ve mutfakta havalandırma sağlayan aspiratörler kullanılmalıdır.
|
|
Tarih: 17:30, 2/9/2007 Kategori: BEBEKLER HAKKINDA |
Yorum (8) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
BEBEĞİNİZİN BESLENMESİ
|
 |
Bebeğin Güvenli Beslenmesi
Bir bebeğin güvenle beslenebilmesi için her yemek hazırlanışında aşağıdaki tedbirlerin alınması gereklidir:
Bebeği beslemeden önce mutlaka ellerinizi su ve sabunla yıkayın. Hatta bebeğin de yemek yerken ellerini ağzına götüreceği düşünülürse, onun da elleri yemek öncesi silinmelidir. | |
 |
Bir kavanozu ilk kez açmadan önce, kapağının üzerinde amblemin olup olmadığına bakılmalıdır. Amblemi olmayan ve açarken "pop" sesi duyulmayan kavanozlar atılmalı ya da iade edilmelidir.
Eğer kavanoz zor açılıyorsa, boyun kısmı üzerine ılık musluk suyu dökülmeli ya da kapağın kenarını bir şişe açıcı ile "pop" sesi duyana kadar açılmaya çalışılmalıdır. Kavanozun içine cam kırıkları dökülebileceği için tepesine vurulmamalıdır. | |
Kuru bebek gevrekleri ve açılmamış bebek gıdası kavanozları aşırı sıcak ya da soğuk yerlerden uzakta, kuru ve serin bir yerde saklanmalıdır.
Bebek gıdası kavanozları açılmadan önce, üzerindeki tozlar silinmeli ya da musluğun altına tutarak yıkanmalıdır.
Kavanozdan her seferinde temiz bir kaşıkla bir öğünlük mama çıkarılmalıdır. Eğer bebek biraz daha fazla isterse, yeni bir temiz kaşık kullanılmalıdır. | |
 |
 |
Bebek direkt olarak bebek gıdası kavanozundan beslenmemelidir. Çünkü, kavanozda kalan mama bebeğin salyasından kalan enzimler ve bakteriler barındırır. Bu da mamanın sulanmasına ve daha çabuk bozulmasına neden olur.
Kavanozdan her seferinde temiz bir kaşıkla bir öğünlük mama çıkarılmalıdır. Eğer bebek biraz daha fazla isterse, yeni bir temiz kaşık kullanılmalıdır. | |
Kavanozdan bir öğünlük mama alındıktan sonra, kapak iyice kapatılarak buzdolabında saklanmalıdır.
Kapakları açılan kavanoz mamalar, meyve suları ve diğer gıdalar iki gün geçtikten sonra kullanılmamalıdır.
Bebek mamalarını ısıtmak gerekli değildir, eğer ısıtılacaksa bir öğünlük ısıtılmalıdır. Ayrıca, bebeğin maması mikrodalga fırında ısıtılmamalıdır. | |
 |
 |
Taze bebek gıdaları hazırlarken, kaplar ve çalışılan yüzey temiz olmalıdır. Ayrıca bütün kullanılacak sebze ve meyveler iyice yıkanmalıdır.
Gıdalar en çabuk 15-50 C arasında bozulduğundan, bebek gıdaları bu ısılarda bir saatten fazla tutulmamalıdır.
Doktor yumurta akına izin verdiğinde, bebeğe yedirmeden önce tamamen piştiğine emin olunmalıdır. | |
Taze gıdalar hazırlanırken, organik olarak yetiştirildikleri belgelenmemişse sebze ve meyvelerin kabuğu soyulmalıdır.
Dışarı çıkarken, açık kavanozlar ya da soğuk durması gereken gıdalar, bir saatten önce bebeğe yedirilmeyecekse, içinde buz olan yalıtılmış çantalarda taşınmalıdır. | |
 |
|
|
Tarih: 17:22, 2/9/2007 Kategori: BEBEKLER HAKKINDA |
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
ARDAMIN DİŞİNİN İLK RESMİ
|
|